ÜÇ AYLAR VE REGAİP
بسم الله الرحن الرحيم
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنظُرْ نَفْسٌ مَّا قَدَّمَتْ لِغَدٍ وَاتَّقُوا اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
قال رسول الله صلى الله عليه وسلم
اِ ذا دَخَلَ رَجَبُ قال: اَللَّهُمَّ باَرِكْ لَنَا في رَجَبٍ وشَعْبَانَ، و بارِكْ لَنَا في رَمَضان َ.
Dini hayatımızda “Üç Aylar” olarak bilinen feyizli ve bereketli maneviyat mevsimine girmek üzereyiz,Üç aylar kameri aylardan Recep,Şaban ve Ramazan aylarıdır.Bu mubarek aylardan birincisi olan Recep’in manevi değerine ,Kur’an-ı Kerim de şöyle işaret buyurmuştur.
“Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı onikidir.Bunlardan dördü haram aylardır. Bu, dosdoğru bir nizamdır. Öyleyse o aylar içinde kendinize yazık etmeyin…”Bu ayeti kerimede işaret buyurulan “haram ayların’nın Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğunu Peygamberimiz (as) şu hadisi şerifinde açıklamıştır.
إنّ الزمان قد استدار كهيئتِه يومَ خلَق الله السموات والأرض، منها أربعةٌ حُرُم: ثلاثٌ متواليات، وواحدٌ فرد: ذو القعدة، وذو الحجّة، والمُحرّم، ورجب الذي بين جُمادى وشعبان.
Muhakkak’ki zaman Allah’ın yarattığı günkü şerliye olup akıp gitmektedir. Sene oniki aydır.Onlardan dördü haram aylardır.Bunlardan üçü peşpeşedir:Zilkade,Zilhicce,Muharrem ve birde Recep ayıdır”
Recep ayının Müslümanlar arasında büyük bir değeri ve müstesna bir yeri vardır. Bu ay yaklaşırken, uyanık Müslümanlarda, maddî ve manevî bir hazırlık başlar; Recep ayının feyzinden ve bereketinden istifade için hayır ve hasenatta bir çoğalma olur. Çünkü Recep ayı, içinde ulvî olaylar ve İlâhî sırları saklamaktadır;
Recebi Şerifin ilk cuma gecesi, Reğaib gecesidir. Reğaib, ihsanlar ve bol ikramlar manasınadır. Allah Teâlâ'nm kullarına İlâhî lûtfunun çokluğu, keremin bolluğu ve pek çok suçlunun bağışlanması sebebiyle bu geceye Reğaib gecesi adı verilmiştir.
Allah Teâlâ'nın n'ezdinde zamanların değerleri birbirine eşittir. Fakat bazı zamanlarda zuhura gelen ulvî hadiseler, o vakte diğerlerinden daha üstün bir değer kazandırır.
Reğaib gecesi, ulvî gecelerden biridir. Bu gecenin hürmeti sebebiyle Rabbimiz pekçok günahkârların hatalarını rahmeti İlâhlsiyle bağışlar.Reğaib kandilinin bu değeri nereden kazandığı hususunda çeşitli beyanlar bulunmaktadır. Bunlardan biri, Hazret-i Amine validemiz böyle bir gecede Resûlullah Efendimiz'e hâmils olduğunu anladığı veya Hazreti Abdullah ile evlendiği noktai nazarıdır.
Doğum tarihi ile ana rahmine intikal zamanı arasındaki müddetin, doğum müddetinden eksik olma ihtimali şu şekilde izah ve telif edilmektedir:
Arablar, cahiliyet devrinde bile,
Recebi Şerife hürmet gösterirlerdi; bu ay girince harp ve doğuş yapmazlar, çapulculukta bulunmazlardı. Fakat geçim sıkıntısına düştükleri zamanlarda, kabilelere ilân ederek ayların isimlerine takdim ve te'hir yaparlar; Cemaziyelâhire Recep; Recep ayına da Cemaziyel-âhir derlerdi. Bu şekilde hareketle, kendilerince, harbe müsaade hükmü çıkarırlardı
.
Resûlullah Efendimiz'in peder ve valideleri, böyle ay isimlerinde değişiklik yapılan bir senede evlenmişlerdi. Aslında bu ay, Cemâziyel-âhir idi. Fakat isim değişikliği yapılması sebebiyle, Recep diye anılmış ve halk arasında böyle yayılmış bulunmaktadır.
Âlemi kaplayan küfür bulutlarını dağıtacak, kalplerde yer tutan bâtıl inançları değiştirip iman nurunu yerleştirecek Hazret-i Muhammed'in ana rahmine intikali, dünya tarihinde büyük bir dönüm noktasıdır.Zira küfrün ve putperestliğin amansız düşmanı, nurun ve hidayetin rehberi, fikirlerin fâtihi, fakirlerin hâmisi, yükselmenin teşvikçisi ve insü cin Peygamberinin dünyaya şeref vereceği zaman yaklaşmaktaydı.
ümitsizliğe düşenlerin ümitgâhı, yolunu şaşıranların hidayet bulacağı , perişan kimselerin huzura kavuşacağı ve çaresizlerin kurtuluşa erme sebebi ve felahı Hazreti Muhammed'in nuru,. Hazret-i Abdullah'tan Hazret-i Âmine'nin anne rahmine intikal etmiştir.
Çok geçmeden doğacak, küfrü cehli kovacaktı. Zübde-i irfan, rahmet-i Rahman, muallim-i Kur'ân Peygamber-i âhirzaman âlemlere yavaş yavaş gölge salıyordu.
Hâlik-i kâinatın habibi, «Levlâk» ikliminin meliki ve enbiya silsilesinin serdârı Hazret-i Muhammed'in âlemleri şereflendireceği zaman yaklaşıyordu. Zaman zarfına sığmayacak bir büyüklüğe sahip Hazret-i Muhammed'in teşrifi; zamana, mekâna ve cinlere şeref kazandıracaktı.
ilâhî esrar hazinelerini içinde saklayan mübarek Reğâib gecesine rağbet göstermek, gönlü uyanık her mü'minin şiarı olmalıdır. Bu gece yaklaşırken oruç tutarak, kendini murakabe edip hesaba çekerek, istiğfarlar ederek kirlerden arınmaya çalışmalıdır. Zira, gönül nurlanmadıkça marifetullah zevki doğmaz.
Sür, çıkar ağyarı dilden tâ tecelli ede Hak. Padişah konmaz saraya hâne mâmur olmadan.
Bu geceyi ihya için kaza ve nafile namazı kılmalı, tevbe ve istiğfar etmeli,
Kur'ân-ı Kerim ve salâvat-ı şerife okumalıdır. Günün mânasını birbirine anlatıp mü'min kardeşinin kandilini tebrik etmeli ve gecenin feyzini ruhumuza sindirmelidir.
Minarelerdeki kandiller gibi letâyif kandilleri yanmalı şule şule iklim-i ruhu "aydınlatmalıdır. Okunan sala sesleriyle coşmalı, camilere koşmalı ve yapılan nasihatlerden faydalanmahdır. Gökte melek, yerde m ü'minler gecenin tesldi için birbirleriyle yarışmalı, Allah Teâlâ'ya kullukta bulunmalıdır.
Cenab-ı Hakk’ın bizlere böylesi aylar ve geceler ihsan etmesinin en önemli sebeplerinden birisi de günah ve sevaplarımızı göz önüne alarak nefis muhasebesi yapmamız ve kendimize çeki-düzen vermemiz içindir. Hz. Peygamber (sav) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar:
''Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geri dönmez. Receb'in ilk Cuma gecesi, Şaban'ın 15. gecesi Cuma geceleri, Ramazan ve Kurban bayramı geceleridir.''
Bir başka hadis-i şeriflerinde Sevgili Peygamberimiz; “Recep Allah’ın, Şaban benim, Ramazan ise ümmetimin ayıdır.” 3 buyurmuştur.
Peygamberimiz (s.a.s.) Üç Ayların ilki olan Recep ayına kavuştukları zaman, şu duayı yapmış ve bizlere de böyle dua etmeyi öğretmiştir: “Allah’ım! Bize Recep ve Şaban aylarını mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır.”