 |
 |
|
| |
|
Anasayfa |
| |
|
|
Haber |
| |
|
|
Din Dersleri |
| |
|
|
Üye Menüsü |
| |
|
|
Paylaşım Alanı |
| |
|
|
Site Hakkında |
| | |
|
|
|
 |
 |
 |
 |
İlan Duyuru ve selamlaşma  |
 |
|
|
 |
 |
 |
|
| |
Tarihteki Hangi Olaya Şahit Olmak İsterdiniz?
|
|
|
|
 |
 |
|
 |
|
|
 |
ALİYA İZZET BEGOVİÇ ALPEREN GÜRBÜZER
Tarih: 5 Ekim 2009 Pazartesi
Dile kolay tam yetmiÅŸ sekizyıl yaÅŸadı, 2003 yılında vefat etti. Daha küçük yaÅŸta ticaretle uÄŸraÅŸan babasını kaybetti. En büyük teselli kaynağı biricik dindar annesi idi. İlk eÄŸitim anne ÅŸefkati ve onun dizi dibinde dini öÄŸretileriyle baÅŸladı. Onun için annesine bu yönden çok ÅŸey borçlu. 1943 yılında liseyi, 1956’da Hukuk fakültesini bitirdi. Aliya İzzet Begoviç hiçbir zaman avukatlıkla uÄŸraÅŸmadı, bir inÅŸaat firmasında hukukçu olarak görev yaptı hep.
GençliÄŸi buram buram idealist aktivitelerle geçti. Genç yaÅŸta Mladi Müslimani (Genç Müslümanlar) teÅŸkilatına üye oldu. Üç evladının baÅŸ harfleri olan (Leyla, Sabina, Bakir) LSB kod adıyla yazılar yazdı. Derken, kominizmin 1946 yılında iktidara gelmesiyle gençliÄŸindeki faaliyetleri bahane edilerek kendisi ve onunla birlikte 2000’ini aÅŸkın dava arkadaÅŸları tutuklanarak Bosna–Sırbistan ormanlarında çalıştırıldılar. TutukluÄŸunun ardından yine boÅŸ durmadı. Nitekim “DoÄŸu ve İslam’’ eserini yayınlamak üzere sponsor bulmasıyla tekrar tutuklanıverdi. Bu sefer ki tutukluluk dünya gündemine oturacak ve ÅŸu meÅŸhur 1983 yılı davası olarak adlandırılan aralarında yirmi entelektüelinde bulunduÄŸu kiÅŸiler birçok gazetelerde baÅŸsayfa haber olarak tarihe geçecektirler. Bu dava haklarında Müslüman olmayanları temizleme iddiasıyla baÅŸlayıp öylece yargılandılar, derken on iki seneliÄŸine onunla birlikte yirmi aydın mahkûm edildi. Bilge Kral Aliye İzzet Begoviç Foça cezaevinde altı yıl yattı. Böylece komünizm bütün dünyada etkisini yitirmeye baÅŸlayınca erken tahliye olma ÅŸansını yakalamış oldu. Yinede İkinci Dünya savaşının son kalıntısı Tito’nun varlığı dinin yaÅŸanmasına engel teÅŸkil ediyordu. Öyle ki Tito’nun gizli hafiyeleri Mladi Müslüman teÅŸkilatının genç üyelerini takibe almıştı, her an her yerde faaliyetleri izleniyordu. Hatta BoÅŸnak’ların Kâbe’yi ziyaret etmelerine bile izin verilmiyordu.
Bütün bu olumsuzluklara raÄŸmen Bilge Kral yılmadan, usanmadan sürekli yazılar yazmaya devam edip; “Her Åžey Allah’ın elindedir” derdi. Hapishane arkadaÅŸlarını toplayıp Demokratik Eylem Partisini (SDA) kurdu ve baÅŸkanlığına getirildi. Parlamentoda ilk konuÅŸmasına “Bismillahirrahmanirrahim”, yani Allahın adıyla besmele çekerek baÅŸlaması Müslümanların gönlünde yankı bulup, hasımlarınca ise ÅŸaÅŸkınlık oluÅŸturur. Sırp Lideri Miloseviç bu geliÅŸmelerden rahatsızlık duyarak savaÅŸla tehdit etmeye baÅŸladı. Yugoslavya Cumhuriyetinin liderler toplantısında en barışçı yanıyla Aliya İzzet Begoviç dikkat çekmesine raÄŸmen yine de Miloseviç rahat durmadı. Bu toplantıdan bir süre sonra Slovenya ve Hirvatistan Yugoslavya’dan ayrılarak bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1990 yılında Bilge Kral seçimden baÅŸarılı çıkınca Bosna Hersek Cumhuriyetinin BaÅŸkanı seçildi. Bir yandan da halkının savunmasız olması gerçeÄŸinden hareketle gizli gizli askeri gruplar oluÅŸturdu. Çünkü her geçen gün baskılar daha da artıyordu. Ki; baskıların yansıması SDA’nın 1991 kongresinde Aliya İzzet Begoviç’in konuÅŸmasınada yansıdı. KonuÅŸmasın da: “Yemin ederim ki köle olmayacağız’’ sözleriyle tehditlere karşı bir iman abidesi örneÄŸi sergiledi. Tavrı; cesurca ve yürekçeydi. Bu çıkışının ardından Bosna’nın bağımsızlığını ilan etti. Halkın oyuna sunarak %64 çoÄŸunlukla Bosna Hersek’in bağımsızlığını onaylatmış oldu. Onaylattı onaylatmasına ama, Sırplar karara karşı halkın üzerine çoluk çocuk, genç yaÅŸlı demeden tüm dünyanın gözü önünde bomba yaÄŸdırdılar. Sırp KuÅŸatmasında kaçamayanlar esir kamplarına götürüldüler. SavaÅŸ sürecinde Aliya İzzet Begoviç metanetini korudu, bir yandan da barış giriÅŸimlerini baÅŸlattı. Kolay deÄŸil tam dört yıl boyunca Bosna halkı aç, susuz ve elektriksiz vaziyette periÅŸan kaldılar. Tüm dünya bu olayı bir süre sessiz kalarak izledi. Bu görüÅŸmelerin birisinde Dayton’da yapıldı. Dayton anlaÅŸması her ne kadar olumsuz yönleri olmasına raÄŸmen sonuçları itibariyle politik baÅŸarı bakımdan meyvelerini verdi bile. Nitekim Bosna Hersek’in sınırları korunmuÅŸ oldu, bu sayede Bosna Hersek varlığını sürdürmekte hala.
7 Eylül 1993 yılında tekrar BaÅŸkanlığı kazanan Aliya İzzetBegoviç ardından Hac vazifesi için kutsal toprakları ziyaret eder.
Bilge Kral’ın hayatı hep mücadele ile geçti. O bu sefer hasta yatağında, sevenleri ise Kosevo Hastanesinde gelecek haberi beklemekte ve bir yandan da nereye defnedileceÄŸi hususunu tartışıyorlardı. Halk, Begova Camii’nin haremini düÅŸünürken içerden gelen ses; Beni ÅŸehitlerin yanına defnedin vasiyeti idi. O artık çok sevdiÄŸi ve özlediÄŸi ÅŸehit düÅŸen dava arkadaÅŸlarının gömüldüÄŸü Kovaçi Mezarlığına uÄŸurlanır. Bilge Kral BaÅŸbakan olduÄŸunda ilk ziyareti Türkiye’ye yapmış, Hastahane’ye kabul ettiÄŸi son devlet adamının ise Türkiyeden olması manidardır. Kabrine Türkiye’den Fatih Sultan Mehmed’in kabrinden alınan toprağın serpiliÅŸi de bir baÅŸka güzellikti.
Velhasıl; O uzun bir soluktan sonra ruhunu Allah’a teslim etti. Yani çok sevdiÄŸi halkını Yüce Yaratan’a emanet ederek gözlerini yumdu. Ruhu ÅŸad olsun. |
ALPEREN GÜRBÜZER s_gurbuzer@mynet.com
Bu köşe yazısı 118 defa okundu. Toplam 771 kelime
[ Geri Dön: ALPEREN GÜRBÜZER ] - [ Yazarlar Dizini ]
|
|
 |
|
|
|
 |
 |
|
| |
Yazıların İçeriğinden yazarlar sorumludur.
A.T.B herhangi bir sorumluluk taşımaz. |
|
|
|
 |
 |
|
 |