ATB İçerik   
 
 
 

İlan Duyuru ve selamlaÅŸma   
 
 

Sadece Üye Girişi Yapmış Olanlar Sohbet Edebilir. Lütfen Giriş Yapın ya da Üye Olun.
 

Anket   
 
 
Tarihteki Hangi Olaya Şahit Olmak İsterdiniz?

Kurtuluş Savaşı
Çanakkale Savaşı
İstanbulun Fethi
Atatürkün Cumhuriyeti Kuruşu
1980 İhtilali
I. ve II. Dünya Savaşları
TaÅŸ Devri
Hiç Biri
DiÄŸerleri



Sonuçlar
Oylama

Toplam Oy 379
Yorumlar: 0
 

Haberler   
 
 

Newsletter

Haber Bültenimizi almak için Üye Olmalısınız

Üye olmak için Tıklayın

 

ATB HAC   
 

 

Cenaze Nakil   
 

 



İÇİ BAŞKA DIŞI BAŞKA
ALPEREN GÜRBÜZER
ALPEREN GÜRBÜZER

Tarih: 16 Şubat 2010 Salı


 Münafıklık küfre girmekten daha  ÅŸedid bir suç, hemde  çok büyük günah..
      Gavsı Bilvanisi (k.s) anlatıyor; Åžah-ı Hazne (k.s) bana;
       —İbriÄŸi al, benimle gel dedi.
    Hemen arka sırası ibrikle takip ettim ve bu sefer de bana döndü;
   —İbriÄŸi ÅŸimdi yere bırak diye emir buyurdu, taharet alacağını sanmıştım arkamı dönüp beklemeye koyuldum, o sırada Åžah-ı Hazne sessizce kolumdan sıkıca tutup:
   —Benim soracaklarıma doÄŸru cevap vermeni istiyorum, bu konuda doÄŸru cevap vereceÄŸine yemin et, dedi.
   Bende:
   —EÄŸer soracakların bildiÄŸim ÅŸeyler ise vallahi doÄŸru cevap vercem dedim.
  Åžah-ı Hazne (k.s):
   —Sen ÅŸeriat âlimisin, söyle bakalım bende ÅŸeriata muhalif, münafıklık alameti var mı sorunca,
  Cevaben:
   —Efendim vallahi zerre miskal zatınızda ÅŸeriata muhalif bir durum görmedim dedim.
  Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.v); Åžu dört sıfat kimde varsa o kimse her ne kadar namaz kılıp, oruç tutarak kendini mümin sansa da eÄŸer;
  —Yalan konuÅŸuyorsa,
  —VerdiÄŸi sözü tutmuyorsa,
  —Emanete hıyanet ediyorsa,
  —AnlaÅŸmadığı kimselere karşı hile yoluna baÅŸvuruyorsa katıksız münafıktır.
    Yine Rasulüllah (s.a.v); Bu ümmetimin münafıklarının çoÄŸunluÄŸu Kur’an okuyuculardır buyurmakta.
         Münafıklık kalbe bulaÅŸan maraz bir hastalık... Hem de Müslümana musallat olan bir sülük bir kurt. Maalesef kurtlar sülük olunca kaçan kurtuluyor ahbap ve dost sandıklarından.
  Tebük seferi dönüÅŸü Efendimiz (s.a.v) tarafından Huzeyfe (r.anh)’a münafıkların ismi söylenmiÅŸ ve bu sırrı ölünceye kadar saklı tutmasını tembihlenmiÅŸti. Hz. Ömer (r.anh) her cenazenin ardından Huzeyfe’yi takip ederek kendince çözümünü bulmuÅŸtu, o kılıyorsa kılıyor, kılmazsa terk ediyordu.
 Yüce Mevlamız:
     Münafıklar sana geldiklerinde: ÅŸahitlik ederiz ki sen Allah’ın peygamberisin. Bununla birlikte Allah, münafıkların kesinlikle yalancı olduklarına ÅŸahitlik etmektedir.
  Yeminlerini kalkan yapıp Allah yolundan yan çizdiler. Gerçekten onların yaptıkları
ne kötüdür!
          Bunun sebebi, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir. Bu yüzden kalpleri mühürlenmiÅŸtir. Artık onları hiç anlamazlar.
        Onları gördüÄŸün zaman kalıpları hoÅŸuna gider, konuÅŸurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara yaslanmış kötüler gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerinde sanırlar.  DüÅŸman onlardır. Onlardan sakın. Allah onların canlarını alsın!  Nasıl bu hale geliyorlar (Münafikun,63/1–4) diye buyurmuÅŸtur.
Allahü Teala ayeti kerimede de beyan buyurduÄŸu gibi, artık onların hiçbir ÅŸeyi anlamadıklarını, yani kalıplarının var olduÄŸunu,  ancak ruhsuz olduklarını ilan ediyor. Yine Rabbül Âlemin Habibine ‘Münafıklar namaza kalkarlarsa tembel tembel kalktıklarını da’ duyurdu.
    Rasulü Ekrem(s.a.v) ‘de;
         Münafıklara sabah ve yatsı namazında daha ağır gelen hiçbir namaz yoktur. İnsanlar bu iki namazda ne kadar çok ecir ve sevap olduÄŸunu bilselerdi emekleyerek de olsa cemaata gelirlerdi.(Buhari, Mevakit 20, Ezan 34; müslim, Mesacid 252)
        Kim gaza etmeden ve gönlünde gaza etme arzusu taÅŸamadan vefat ederse bu tür münafıklık üzere ölür (Müslim, İmare 158).
        Münafık, iki sürü arasında gidip gelen öÄŸüren koyun gibidir; kâh koÅŸar bu sürüye gelir, kâh koÅŸar ötekine gider (Müslim, Münafikın 16).
        (Ey münafıklar) Siz iÅŸ başına geçecek olsanız yeryüzünde fesat çıkarır, akrabalarla ilginizi kesersiniz, deÄŸil mi? İşte Allah’ın lanete uÄŸrattığı, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiÄŸi kimseler bunlardır (Muhammed,47/22–23) hadisi ÅŸerifleriyle münafıkların durumunu beyan buyuruyor. Yine Allah Rasulü; Bir kimse mescidde iken ezan okunurda bir haceti yokken çıkar, dönmeyede niyet etmezse o kimse münafıktır buyurdu. Ancak bunun istisnai durumuda var, ÅŸöyleki;  Hocasının mescidine gitmek içinde bulunduÄŸu mescidden çıkabilir. Sonra fıkıh okuyan talebenin hocasının dersini veya onun mescidinin cemaatına devam etmesi bilittifak caizdir.
   Bir misalle konuyu anlaşılır kılmaya çalışalım.  Åžöyle ki;  Bir adam vardı ki artık ecel kapısını çalmıştı. Hatta Allah Resulü ona hasta yatağında son uyarısını bile ihmal etmemiÅŸti, ne yazık ki o inadım inadım demiÅŸti ve Allahın Habibine hala cevaben;
       —Esad bin Zürare Yahudilerle münakaÅŸa edipte eline ne geçti ki, gibi sözlerle aksi görüÅŸler ileri sürmekten geri durmadı. DüÅŸünebiliyor musunuz adam hasta yatağında bile içi baÅŸka dışı baÅŸka bir tip insan olduÄŸunu sergileyebiliyor. Merak etmiÅŸsinizdir bu adam kim diye.  Elbette ki bu kiÅŸi İbn-i Selül denilen münafıkların reisinden baÅŸkası deÄŸildi. İşte münafıklık içeren  bu sözlerle sonunu hazırladı, böylece bu dünyadan pisipisine göçüp gidenler oldu..  
       OÄŸlu Abdullah geldi Allah Rasulünün huzuruna dedi ki;
        —Ya Rasulüllah! Babam öldü,  ridamı babam için kefen yapmak istiyorum. Nitekim de bu talebi kabul gördü.
  Allah Resulü İbn-i Selül’ün hayatta iken ‘Müslüman deÄŸilim’ ifadesini kullanmadığı
için ona müslüman muamelesi gösterip cenazesinin yıkanmasının ardından cenaze namazında bulundu bile. Hz. Ömer derhal devreye girip:
     —Ya Rasulüllah! İbni Selul’ün namazını kılacak mısın?
     Habi-i Kibriya Efendimiz (s.a.v):
    —Allah bu konuda serbest bıraktı.
    Hz. Ömer (r.anh):
        —Ama Ya Rasulüllah!  O gerek Uhud günü, gerekse Beni Mustalık yolculuÄŸunda Yahudilere destek vermiÅŸ biri.
    Efendimiz (s.a.v):
       —Ya Ömer! Beni rahat bırak deyip namazını kıldırıverdi. Tabiî ki Ömer’i rahatsızlık bürüdü bu arada, hatta endiÅŸe kapladı içten içe; acaba canından çok sevdiÄŸi Rasulullah’ı incittin mi diye derin düÅŸüncelere daldı da. Derken İbni Selül’ün gömülme iÅŸleminin ardından gelen ayet rahatlamasına yetti bile.
  Nitekim Allahü Teala bu konuda buyurdu ki:
      —Onlardan hiç kimsenin namazını hiçbir zaman kılma, Kabrinin başında da maÄŸfiret niyaz etmek üzere durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Resulünü inkâr etmiÅŸ fasık olarak ölmüÅŸlerdir. Onların malları da evlatları da seni hayranlığa düÅŸürmesin.. (Tevbe 84–85)    
       Evet, Mekke’nin Ebu Cehili ne ise Medine’nin İbn-i Selül’ü de o idi. Biri küfrün ele başısı,  diÄŸeri ise fitnenin ve münafıklığın lideri. OÄŸlu Abdullah inen bu ayetlerle her ne kadar üzülse de Allah’ın hükmü karşısında herkesin boynu kıldan ince olmak zorunda. Ferman başım üzerine diye kabullenmeli idi, o da bu ÅŸuurla hareket etti zaten. Çünkü o ferman içinde bin bir hikmet taşıyan hükümlerle Yücelerden geliyordu.
   Velhasıl; münafıklık kalbe akan düÅŸen büyük bir zehirdir.



  
ALPEREN GÜRBÜZER
s_gurbuzer@mynet.com




Bu köşe yazısı 42 defa okundu. Toplam 992 kelime

Çıktı Al Çıktı Al Yorum Ekle Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder


[ Geri Dön: ALPEREN GÜRBÜZER ] - [ Yazarlar Dizini ]

Kose Yazilari ©
DUYURULAR   
 
SöyleÅŸiler

 

Köşe Yazarları   
 
 
 

üye Info Kutusu   
 
 
Günaydın 
Anonymous




Kayıt Ol
Kayıp Şifre
Çerezleri Sil
Üye Adı
Åžifre






 BaÄŸlı:   


En Fazla BaÄŸlı:   

 Botlar: 1
 Misafir: 127
 Ãœye: 0
 Toplam: 127
 Tarih:  Haz 03, 2010


Forum Forum:   

 Post: 396
 Konu: 295


 

Haber BaÅŸlıkları   
 

 

Yeni Şiirler
 
 
 

Sitenize Ekleyin   
 
 
Avrupa Türk Birliği


© DarkForgeGFX

 

effectica.com AVRUPA TÜRK BİRLİĞİ

Spambot Killer
Site Map

[News Feed] [Forums Feed] [Downloads Feed] [Web Links Feed] [Validate robots.txt]

Copyright © 2009. A.T.B - PHP-Nuke Evolution GNU/GPL Support Evolution Germany
Bu Site ÖnBellek Sistemini Kullanmaktadır. ÖnBelleği Güncellemek İçin Tıklayın.
[ Sayfa Üretimi: 0.46 Saniye | Bellek Kullanımı: 6.45 MB | VT Sorgusu: 85 ]

Do Not Click