Muhsin Yazıcıoğlu’nun ruhuna ithaf
Dünya meşakkatini başından atı verdi
Arz ettiği hükümdar emrini katı verdi
Sivas’tan doğan güneş, Maraş’ta batı verdi
Gözler hep seni arar, neredesin nerdesin
Alem bilir sen artık, üşütmeyen yerdesin
Öyle sevilmişsinki, değilmişsin sıradan
Kendine layıkmışsın çekti aldı yaradan
Bil, cümle meşakkatin hepsi kalktı aradan
Makamı şühedada, işte sen hep ordasın
Üşüyorum derdin ya üşütmeyen yerdesin
Hazreti Yusuf’a sor, ne kazandı ne aldı
Beton duvar, hücreler hepsi geride kaldı
Çeşme başı derdin ya, gözler hep çeşme oldu
Bu milletin kalbinde hepsinden yukardasın
Sakın üşüyorum deme, üşütmeyen yerdesin
Asker, Sivil görevde dağı taşı tarıyor
Gözler yaşlar döküyor, hüzünler kabarıyor
Bunca ülkücü gençlik, Liderini arıyor
Sen ise Musa ile, nur dağında turdasın
Ne, mümkün üşüyesin, üşütmeyen yerdesin
Hasta mahzun, ay mahzun gün kapıya dayandı
Kalpsiz olan kişinin, kalbinin yeri yandı
Papatyalar hep soldu, pencereler kapandı
Güneşte renk kalmadı, onun için dardasın
Üşüyorum desende, üşütmeyen yerdesin
Toprakta bir telaş var kimlik bile sormuyor,
Çekilip gitmen için, kimse izin vermiyor
Dosyan çok kabarsada, davan sona ermiyor
Uğur bile bilmiyor, şimdi hangi kırdasın
Sakın üşüyorum deme, rahmeti bol yerdesin…