Çeşitli hayvan tiplerinin organlarının aynı görevi yapması evrime delil olabilir mi?
Böyle bir soru karşısında verilecek tek cevap tereddütsüz hayır. Çünkü benzeri fonksiyonlar için Yüce Yaratıcı benzer yapıları kullanmıştır. Her türün genleri değişmeyeceğine göre (mutasyona bağlı milyonda bir ani değişiklikler hariç. Kaldı ki mutasyona uğramış genetik yapı yeni tür meydana getirmiyor da) aynı canlıdan farklı canlı meydana gelemez. Hâsılı her canlı tipin genetik yapısı sabittir.
İkinci soru:
Zencilerin çevre şartlarından dolayı siyah olduğunu söylerler doğru mu?
El Cevap:
Evrimciler zencilerin tropik iklimler de yoğun ultraviyole ışınlarına maruz kaldıkları için siyahlaştıklarını savunurlar. Oysa güney ve kuzey Amerika da aynı ışınlara maruz kalanların siyahlaşmadığı görülmüştür. Yaratılışçılar ırkların teşekküle esnasında deri renklerinin genetik özelliklere bağlı olduğunu ileri sürerek evrimcilerin iddialarını yalanlamışlardır.
Üçüncü soru:
Embriyonun safhaları evrime delil olabilir mi?
Delil olamaz. Çünkü Embriyonun evreleri evrimin tekrarı ise o zaman insan kalbinin önce bir odacıklı, sonra iki, sonra üç ve en nihayet dört odacıklı sırayı takip etmesi gerekirdi. Oysaki insan kalbi oluşurken evvela iki, sonra bir, daha sonra da dört odacıklı olur. Demek ki, küçükten büyüğe veya basitten karmaşığa doğru bir evrimleşme söz konusu değildir. Hatta insanda sinir kordonundan önce beyin teşekkül eder. Hakeza kalp kan damarlarından önce gelişir. O halde bu durum evrimin tam tersi bir sıralama göstermektedir. Dolayısıyla bu gerçeklerin varlığı evrim teorisini baştan çürütmeye yetiyor bile.
Dördüncü soru:
Evrimciler insanda 180’e yakın işe yaramaz ve körelmiş organın bulunduğunu ileri sürerler, doğru mu?
İnsan da timus bezi, epifiz bezi, bademcikler ve kuyruk sokumu kemiği gibi önemli organlar önceleri işe yaramaz ve körermiş olarak biyoloji derslerinde anlatılırdı. Ama gelinen noktada bugün timus bezi ve bademcikler mikroplara karşı savunma görevi yaptıkları anlaşıldı. Kör bağırsak ise vücuda giren yabancı unsurlara karşı aktif görev yapmaktadır. Kuyruk sokumu kemiği de kuyruğun kullanılmayan izleri değil aksine kalça kemiklerinin insanın bazı kasların tutunma noktasıdır. Kuyruk sokumu olmaksızın rahat oturmak mümkün değildir. Kısaca evrimcilerin insanın atası diye ilan ettikleri maymunların kuyruklarının zamanla körelerek insanda kuyruk sokumu halinde oluştuğunu söylemek büyük bir yanılgıdır.
BeÅŸinci soru:
Neadarthal Adamı nedir?
Evrimcilerce yarı dik yürüyen hayvana yakın insan benzeri olarak ilan edildi. Oysa Neadarthal dedikleri adam tamamen dik yürüyen bir varlık olup, D vitamini eksikliğinden dolayı kemiklerin iltihaplı ve sakat olmasından kaynaklanan bir durum. Gerçekte sakatlığı olmazsa o da bizim gibi dik yürüyen bir insandan başkası olamazdı. Hâsılı o insan atası değildir.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız You cannot attach files in this forum You cannot download files in this forum